O kadar değişken duygular içindeyim ki kendimi bildim bileli. Tek yaşadığım duygu problemi budur heralde. Oldum olası bir şeyi alırken çok beğenirim, 2 gün sonra ben bunu hangi kafayla almışım acaba diye düşünürüm. Günlük rutinimde keşkelerim, unutkanlıklarım, sakarlıklarım çoktur. Bugün kalabalığa karışmak isterim, yarın sakince durmak.
Yıllar önce buraya saçma sapan şeyler yazmış olabilirim, sonrasında çok saçma sapan geldiği için silmiş de olabilirim.
Ama şimdi de şöyle düşünüyorum. O benim 20’li yaşlarımdı ve saçmalamam çok normaldi. Şu an onlar dursaydı. Belki 30’larımdan 20’lerime bakabilirdim.
Yani gel gitlerim çok a dostlar :)
30 u geçince bazı şeyler büyük ölçüde oturdu benim için. Hele de hayatınıza minik bir can katılınca biraz da kendinizi geri plana ittiğinizin farkına o birazcık birey olmaya başladığında, azıcık da olsa size muhtaçlığı azalınca anlıyorsunuz.
Dur ya ben de azıcık kitap okuyayım artık, ne okurdum eskiden, dur biraz şuralara bir şeyler yazayım, dur arkadaşlarımla biraz vakit geçireyim, eşimle baş başa vakit geçireyim, dur playlistime bir şeyler daha ekleyeyim deyiveriyorsunuz. Bu ondan vazgeçtiğiniz anlamına gelmiyor, onun hayatından çaldığınız anlamına da. Daha çok ben ruhumu biraz dinlendireyim, mutlu edeyim de ona da bunu yansıtayım, daha sabırlı davranayım, daha güzel vakit geçirelime çıkıyor olay aslında.
Bunu bir anne olarak algılayınca kendimi eski sığınağımda buldum. Burası benim 20’lerimdi, şimdi 30’larım, kim bilir belki 40’larım, 50’lerim olur.
Haydi sağlıcakla, bu da tüm çıtır annelere gelsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder